Gap Turu
1.GÜN.
/ PAZAR (İSTANBUL - GAZİANTEP)
20.00 Beşiktaş Yıldız Cami önünde toplanıyoruz ve Gaziantep’e doğru otobüs ile yolculuğumuza başlıyoruz.
20.00 Beşiktaş Yıldız Cami önünde toplanıyoruz ve Gaziantep’e doğru otobüs ile yolculuğumuza başlıyoruz.
Araç
içi ikramlar: Sandwich, Meyve Suyu, Eti Browni, Nane Şekeri, Çay, Kahve, Soğuk
İçecekler.
2.GÜN.
GAZİANTEP MOZAİK MÜZESİ – BAKIRCILAR ÇARŞISI-SEDEFÇİLER ÇARŞISI – TAHMİS
KAHVESİ
Sabah yolda alınan serbest kahvaltıyı takiben, Antep’e ulaşıyor ve otelimize
yerleşiyoruz. ilk gün için gezimize
başlıyoruz. İlk olarak öğle yemeğimizde Gaziantep’e has Alinazik ve diğer kebap
çeşitlerini yemek fırsatı buluyoruz. Yemek sonrası Gaziantep’e has baklavayla
tatlımızı yiyoruz. İlk gezi noktamız Birecik barajının suları altında kalan
tarihi Zeugma antik kentinden çıkarılan mozaiklerin sergilendiği zengin mozaik
koleksiyonunun bulunduğu Gaziantep müzesine gidiyoruz. Yapı bakımından modern
bir tarza sahip olan müzenin Arkeoloji kısmına geçerek Tarih öncesi Fosil ve
İnsanların kullandığı eşya mezar gibi eserleri görüp müzeden ayrılıyoruz. Kale
i Fusun olarak adlandırılan Gaziantep kalesinin Fotoğrafını çekip tarihi
çarşılarda serbest zaman veriyoruz. Elmacılar Habbab Kürkçü han bakırcılar
çarşısını görüyor daha sonra tarihi Tahmis kahvehanesinde menengiç kahvesi
içiyoruz. Doğu sanatının simgesi olan Sedef işlemeciliği Bölgede yoğun olarak
görülebimekte son olarak sedefçiler çarşısında bulunan Sedef atolyesine
gidiyoruz. Akşam erken saatlerde otelimize geri dönüyor ve akşam yemeğimizde
yöreye has lezzetlerden tatmaya devam ediyoruz. Yemek sonrası dileyen misafirlerimiz
akşam Gaziantebi keşfe çıkabilirler. (GAZİANTEP)
3.GÜN:
BİRECİK–HALFETİ TEKNE TURU - HARRAN -ŞANLIURFA - KAPALI ÇARŞI - GÜMRÜKHAN -
SIRA GECESİ
Sabah otelimizde aldığımız kahvaltı sonrasında Gaziantep’den ayrılıyor ve. Bireciğe hareket ediyoruz. Nesli tükenmekte olan Kelaynak kuşlarının koruma altına alındığı doğal yaşam çiftliğinde bu kuşları görme ve fotoğraflama fırsatı buluyoruz. Ardından yolumuza devam ediyoruz. Sular altında kalmış Halfetide Fırat nehrinin kenarında bizi bekleyen teknemiz ile güzel bir yolculuğa çıkıyoruz. Tekne turumuza eski bir yerleşim birimi olan Rumkalenin kalıntılarını görme fırsatı buluyoruz.. Tekne turumuzu tamamlıyor ve Siyah gülleriyle ünlü Halfetiye çıkıyoruz. Halfeti’den ayrıldıktan sonra Dünyanın ilk üniversitesinin bulunduğu Harran’a geliyoruz. Dünya’da sadece 3 bölgede bulunan konik kubbeli evleriyle koruma altına alınmış olan Harran’da; Ulu Cami kalıntıları, höyük, şehir surları, kale, geleneksel Harran Evlerini görüyoruz. Ardından Şanlı Urfa’ya geliyor Eyüp peygamber makamındaki kuyu ve mağarayı ziyaret ediyoruz. Balıklı göl Halilül Rahman gölü ve camii Ayn-el Zeliha gölü İbrahim Peygamber Makamı, İbrahim Peygamberin ateşe atıldığı yer, Rızvaniye Camii-Mevlidi Halil cami Kapalı Çarşı, kilimciler, isotçular, demirciler, bakırcılar çarşıları ve Gümrük Han’da vereceğimiz serbest zaman içerisinde alışveriş yapıyoruz. Akşam otelimize yerleşiyoruz. Yemek sonrasında Şanlıurfa’nın vazgeçilmezi Sıra gecesine katılıyoruz. Sıra gecesinde mırramızı içip Şıllık tatlısını ve çiğ köfte yiyoruz.(ŞANLIURFA)
Sabah otelimizde aldığımız kahvaltı sonrasında Gaziantep’den ayrılıyor ve. Bireciğe hareket ediyoruz. Nesli tükenmekte olan Kelaynak kuşlarının koruma altına alındığı doğal yaşam çiftliğinde bu kuşları görme ve fotoğraflama fırsatı buluyoruz. Ardından yolumuza devam ediyoruz. Sular altında kalmış Halfetide Fırat nehrinin kenarında bizi bekleyen teknemiz ile güzel bir yolculuğa çıkıyoruz. Tekne turumuza eski bir yerleşim birimi olan Rumkalenin kalıntılarını görme fırsatı buluyoruz.. Tekne turumuzu tamamlıyor ve Siyah gülleriyle ünlü Halfetiye çıkıyoruz. Halfeti’den ayrıldıktan sonra Dünyanın ilk üniversitesinin bulunduğu Harran’a geliyoruz. Dünya’da sadece 3 bölgede bulunan konik kubbeli evleriyle koruma altına alınmış olan Harran’da; Ulu Cami kalıntıları, höyük, şehir surları, kale, geleneksel Harran Evlerini görüyoruz. Ardından Şanlı Urfa’ya geliyor Eyüp peygamber makamındaki kuyu ve mağarayı ziyaret ediyoruz. Balıklı göl Halilül Rahman gölü ve camii Ayn-el Zeliha gölü İbrahim Peygamber Makamı, İbrahim Peygamberin ateşe atıldığı yer, Rızvaniye Camii-Mevlidi Halil cami Kapalı Çarşı, kilimciler, isotçular, demirciler, bakırcılar çarşıları ve Gümrük Han’da vereceğimiz serbest zaman içerisinde alışveriş yapıyoruz. Akşam otelimize yerleşiyoruz. Yemek sonrasında Şanlıurfa’nın vazgeçilmezi Sıra gecesine katılıyoruz. Sıra gecesinde mırramızı içip Şıllık tatlısını ve çiğ köfte yiyoruz.(ŞANLIURFA)
4.GÜN:
MARDİN – ZİNCİRİYE MEDRESESİ- KASIMİYE MEDRESESİ – DEYRULZAFERAN MANASTIRI
Sabah kahvaltı sonrası, Viranşehir, Kızıltepe üzerinden Mardin’e varış.
Dinlerin ve Dillerin buluştuğu, Süryanisin den Arabına birçok farklı kültür ve
İnanç birleşimi olan Mardin taş işçiliği ve kentsel dokusu ile ziyaretçilerini
büyülüyor. Kentsel sit alanı olan ve koruma altına alınan Eski Mardin de
gezimize öncelikle Kasımiye Medresesinden başlıyoruz. Artuklu sanatının tüm
inceliklerini taşıyan Taş işçiliğinin ustalıkla sergilendiği Medrese Yıllarca
eğitim amaçlı kullanılmıştır. Medresenin avlusunda bulunan küçük havuzu yapıya
serinlik katmaktadır. Medreseden ayrılıyor ve taş kaplı dar sokaklarında
yürümeye devam ediyoruz. Şar Çubuk mahallelerinden geçerek Kırklar Kilisesine
gidiyoruz.Kırklar Kilisesi gezisi sonrası İgnatios Benham tarafından yaptırılan
Müze, Eski Mardin meydanı, Ulu camii, Şehidiye medresesi, Zinciriye mederesesi
,güzel bir konak yapısı tarihi PTT ve Savurkabı mahallesi gezisi sonrası
belediye temizlik işlerinin “eşekler” ile yapıldığı evlerin altından geçen
abbaraları ve babı sor çeşmesini görüyor ve öğle yemeğinde birbirinden lezzetli
Mardin yemeklerinden tatma fırsatı buluyoruz. Yemek sonrasında Süryanilerin
1000 yıldan fazla bir zaman Patrikhane merkezi olan Deyrul Zaferan Manastırını
gezerken 4000 yıllık Güneş tapınağını (Sin tapınağını) Şifahaneyi, Kilisesini
ve Vaftizhanesini dolaşıp oradan Bir buçuk saatlik yolculuk sonrası Mardin’in
bir ilçesi olan Midyat’a gidiyoruz. (MİDYAT)
5.GÜN:
MİDYAT –HASAN KEYF –DİCLE –EL RIZK CAMİ–BATMAN – CAHİT SITKI TARANCI EVİ – ULU
CAMİ
Sabah kahvaltı sonrası Süryanilerin ilk yerleşim mekânlarından biri olan Tur Abdin bölgesinin kalbi Midyat’a varıyor ve Sıla dizisinin de çekildiği Konuk Evi ziyaretimizi yapıyoruz. Burada yöresel Telkari(İnce Tel) işlemecilerinde vereceğimiz serbest zamanın ardından antik çağın ilk yerleşim alanlarından biri olan Hasan Kehf’e varıyoruz. Dicle nehri üzerine kurulacak olan Ilısu Barajı nedeniyle 2013 yılında sular altında kalacak olan şehirde Yeni Saray, Mescit, Gözetleme Kulesi, Büyük Saray, Zekât Kuyusu, Ulu Cami, Mağaralar gezimizi yaparak Kaleden inip El Rızk Caminin kalan tek parçası eşsiz minaresi, Tarihi Köprü, Kör Zeynel Türbesini de görerek buradaki gezimizi tamamlıyoruz. Öğle yemeğimizde Dicle Nehri kenarında meşhur Şabut Balığını yiyoruz. Yemeğin ardından Batman, Bismil yoluyla Diyarbakır’a geliyoruz. İlk durağımız Surlar oluyor Urfa kapı mardin kapı’yı görüp keçi burcuna çıkıyor ve Dicle’yi seyrediyoruz. Otobüsümüzle on gözlü köprüye geliyoruz. Hıdırellezler de insanlar beze dilek yazıp bu köprüden Dicle’ye atarlarmış. İslam’ın beş Mescidi şerifinden birisi olarak kabul edilen Mor thoma kilisesinin çevrilmesiyle yapılmış Ulu camiye gidiyoruz. Ulu camii gezisi sonrası “yaş 35 ve haydi Abbas” şiirlerinin yazarı Cahit Sıtkı Tarancı’nın doğduğu eve gidiyoruz ve Dört mevsim odalarını görüp Diyarbakır’dan ayrılıyoruz. Siverek üzerinden Feribot ile zevkli bir yolculuk yapıyor ve Kâhta’ya ulaşıyor ve otelimize yerleşiyoruz. (ADIYAMAN)
Sabah kahvaltı sonrası Süryanilerin ilk yerleşim mekânlarından biri olan Tur Abdin bölgesinin kalbi Midyat’a varıyor ve Sıla dizisinin de çekildiği Konuk Evi ziyaretimizi yapıyoruz. Burada yöresel Telkari(İnce Tel) işlemecilerinde vereceğimiz serbest zamanın ardından antik çağın ilk yerleşim alanlarından biri olan Hasan Kehf’e varıyoruz. Dicle nehri üzerine kurulacak olan Ilısu Barajı nedeniyle 2013 yılında sular altında kalacak olan şehirde Yeni Saray, Mescit, Gözetleme Kulesi, Büyük Saray, Zekât Kuyusu, Ulu Cami, Mağaralar gezimizi yaparak Kaleden inip El Rızk Caminin kalan tek parçası eşsiz minaresi, Tarihi Köprü, Kör Zeynel Türbesini de görerek buradaki gezimizi tamamlıyoruz. Öğle yemeğimizde Dicle Nehri kenarında meşhur Şabut Balığını yiyoruz. Yemeğin ardından Batman, Bismil yoluyla Diyarbakır’a geliyoruz. İlk durağımız Surlar oluyor Urfa kapı mardin kapı’yı görüp keçi burcuna çıkıyor ve Dicle’yi seyrediyoruz. Otobüsümüzle on gözlü köprüye geliyoruz. Hıdırellezler de insanlar beze dilek yazıp bu köprüden Dicle’ye atarlarmış. İslam’ın beş Mescidi şerifinden birisi olarak kabul edilen Mor thoma kilisesinin çevrilmesiyle yapılmış Ulu camiye gidiyoruz. Ulu camii gezisi sonrası “yaş 35 ve haydi Abbas” şiirlerinin yazarı Cahit Sıtkı Tarancı’nın doğduğu eve gidiyoruz ve Dört mevsim odalarını görüp Diyarbakır’dan ayrılıyoruz. Siverek üzerinden Feribot ile zevkli bir yolculuk yapıyor ve Kâhta’ya ulaşıyor ve otelimize yerleşiyoruz. (ADIYAMAN)
6.GÜN.
ATATÜRK BARAJI – KÂHTA – KARAKUŞ – CENDERE KÖPRÜSÜ – ARSEMİA – NEMRUT DAĞI
Sabah erken saatte uyanıyor ve bizleri bekleyen minibüslerimize binerek Nemrut Dağının tepesine çıkıyoruz. Merdivenli yol üzerinden zirveye ulaşıp Güneşin doğuşunu en iyi şekilde görebileceğimiz bir yer bulup beklemeye başlıyoruz. İşte o an Kızıl bir renk gözümüzün görebildiği en son noktadan yavaş yavaş yükselmeye başlıyor. Yaklaşık 5 dakika güneşin doğuşunu izliyoruz. Kommogene kral Antiokhos adına yapılan Tümülüsü ve Doğu-Batı Teraslarını, burada bulunan devasa heykelleri görüyoruz. Kral Antiokhos vasiyetinde “Ben öldükten sonra beni Nemruta gömün, Öldüğüm gün bayram olsun ve her yıl kutlansın halkım bugün burada gönlünce yesin-içşin ve eğlensin” demiştir. Bizleri bekleyen minibüslere binerek Kommagene Krallığı'nın kraliçe ve prensesleri için yapılan Karakuş Tümülüsü'ne gidiyoruz. Dört yöne bakan dört steli gördükten sonra Roma İmparatorluğunun efsanevi IX. Lejyonu'nun inşa ettiği Cendere Köprüsü'nü görerek Arsemia Antik Kentine varıyoruz. Kartal yuvasını andıran; Kommagene Krallığı'nın Kutsal Kraliyet Tapınakları'nın ve idare binalarının bulunduğu bu antik şehirde, Antiochos-Heracles tokalaşma steli ve bunun önünde döneminin Anadolu'da bilinen en büyük kitabesini gördükten sonra Kâhta’ya iniyor ve otelimizde geç kahvaltımızı alıyoruz. Otelden ayrılarak GAP Projesinin can damarı olan 12 yıldır aralıksız çalışan Atatürk Barajını geziyor ve Kahramanmaraş’a ulaşıyoruz. Burada Kahramanmaraş kalesini görüyor meşhur Maraş dondurmasının tadına bakıyoruz. Daha sonra otobüsümüze binerek Ankara ya doğru yola çıkıyoruz.
Sabah erken saatte uyanıyor ve bizleri bekleyen minibüslerimize binerek Nemrut Dağının tepesine çıkıyoruz. Merdivenli yol üzerinden zirveye ulaşıp Güneşin doğuşunu en iyi şekilde görebileceğimiz bir yer bulup beklemeye başlıyoruz. İşte o an Kızıl bir renk gözümüzün görebildiği en son noktadan yavaş yavaş yükselmeye başlıyor. Yaklaşık 5 dakika güneşin doğuşunu izliyoruz. Kommogene kral Antiokhos adına yapılan Tümülüsü ve Doğu-Batı Teraslarını, burada bulunan devasa heykelleri görüyoruz. Kral Antiokhos vasiyetinde “Ben öldükten sonra beni Nemruta gömün, Öldüğüm gün bayram olsun ve her yıl kutlansın halkım bugün burada gönlünce yesin-içşin ve eğlensin” demiştir. Bizleri bekleyen minibüslere binerek Kommagene Krallığı'nın kraliçe ve prensesleri için yapılan Karakuş Tümülüsü'ne gidiyoruz. Dört yöne bakan dört steli gördükten sonra Roma İmparatorluğunun efsanevi IX. Lejyonu'nun inşa ettiği Cendere Köprüsü'nü görerek Arsemia Antik Kentine varıyoruz. Kartal yuvasını andıran; Kommagene Krallığı'nın Kutsal Kraliyet Tapınakları'nın ve idare binalarının bulunduğu bu antik şehirde, Antiochos-Heracles tokalaşma steli ve bunun önünde döneminin Anadolu'da bilinen en büyük kitabesini gördükten sonra Kâhta’ya iniyor ve otelimizde geç kahvaltımızı alıyoruz. Otelden ayrılarak GAP Projesinin can damarı olan 12 yıldır aralıksız çalışan Atatürk Barajını geziyor ve Kahramanmaraş’a ulaşıyoruz. Burada Kahramanmaraş kalesini görüyor meşhur Maraş dondurmasının tadına bakıyoruz. Daha sonra otobüsümüze binerek Ankara ya doğru yola çıkıyoruz.
7.GÜN.
ANKARA-İSTANBUL
Sabah saatlerinde Ankara ya
varıyoruz ve otelimizde saat 10: 00 da kahvaltımızı yaptıktan sonra, odalarımıza
geçerek 2 saatlik dinlenme molası veriyoruz. 13: 00 da ilk olarak Ankara kalesini
geziyoruz oradan Anadolu Medeniyetler Müzesine geçiyoruz. Muhteşem müze
ziyaretimizden sonra Anıtkabire Geçerek Atamızın huzuruna çıkıyoruz. Öğlen
yemeğimizde ızgara çeşitlerinin tadına baktıktan sonra turumuza küçük
misafirlerimizi de düşünerek harikalar diyarı parkından devam ediyoruz.
Harikalar Diyarı
Parkı Başkent ve yakın çevresine hizmet veren, 1 milyon 300 bin m2' lik
alanıyla aynı zamanda Avrupa'nın da en büyük kentsel parklarından biridir.
Akşamüzeri saat 5 de İstanbul’a gitmek için yola çıkıyoruz.
Akşam
23: 00 da İstanbul’a ulaşıyor ve sizleri almış olduğumuz kalkış noktasına
bırakıyoruz.





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder